Üniversiteler Neden Gereksiz?

Üniversiteler neden sürekli öğrenci bulmak istiyor? Herkes üniversite okumak zorunda mı? Bilgisayar mühendisliğinde eğitim nasıl? Her üniversite aynı eğitimi sağlayabiliyor mu? Kimler için üniversiteler doğru adres?

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği 4. sınıf öğrencisiyim. Okulum 2023 ocak ayında, 1 dönem erken bitiyor. Bu hazırlık ve lisans eğitimim boyunca bazı tecrübeler yaşadım ve bu tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu açıdan daha iyi olabilirdi dediğim bazı noktalar olacak tabi. İlk olarak;

Üniversite Sınavında Baraj Puan Kaldırıldı (Neden?)

Kaynak: Onedio

Aslında çok basit bir nedeni var. Okuyan insan sayımızın çok fazla olduğunu dünyaya göstermek. Peki bu çözüm yolu ne kadar etkili? Bu gerçekten tartışılması gerekilen bir konu. Baraj puanları kaldırılmaya başlandıktan sonra rekor bir öğrenci üniversiteye yerleşti diye haberler çıkmaya başladı. Peki neden, gerçekten bir nedeni var mı? Bilgisayar mühendisliği için değerlendirmek istiyorum. 250 binle yerleşen bir öğrenci ile ilk 10 binde ki öğrenci arasında ne fark var?

Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu Nasıl?

Geleceğin hiçbir zaman bitmeyeceği bir bölüm. Hangi alan olursa olsun her alanda kod yazmaya ihtiyaç duyulan bir bölüm. Bankadan oyun sektörüne, sigortacılıktan web sitesi yönetimine kadar hayatın her alanında bilgisayar mühendisine ihtiyaç duyulan bir bölüm. Peki öğrenciler bu alanda iyi bir eğitim alabiliyorlar mı? Hayır!

Üniversitelerde olması gerekenden çok daha fazla kontenjan yer alıyor. Yetmiyormuş gibi birde yapay zeka mühendisliği, yazılım mühendisliği gibi bölümler açılıyor ve kontenjanlar yine bilgisayarda ki gibi. Yeteri kadar hoca var mı? Üniversiteye göre evet ama olması gereken bu mu, hayır! Yeni hocalar geliyor mu evet, ancak öğrenciyle ilgileniyorlar mı, hayır? Öğrenci anlayamadığı bir konuyu internetten çalışmak zorunda kalıyor. İnternette kaynak var mı, İngilizce’de varsa bir öğrenci de sınırsız sayıda kaynak var.

Pekiii, bilgisayar mühendisliğinde eğitim tamamen internetten sağlanabiliyorsa bu okulda ki hocalar neden var o zaman?

Peki Sıkıntı Nerede Başlıyor?

Sıkıntı kesinlikle lise hayatında başlıyor. Lise hayatında bütün öğretmenlerin tek bir görevi var, iyi bir üniversiteye öğrenci yerleştirmek, hayata hazırlamak değil. Bu nerede karşınıza çıkıyor biliyor musunuz? Siz iyi bir üniversite diye tabiri caizse köpek gibi çalışırken lise hayatında çok az çalışan ancak babası ya da bir akrabası iyi makamlarda (özel devlet farketmez) çalışıyorsa, siz hiçbir zaman bu arkadaşınız gibi bir işe giremeyecek oluyorsunuz. Mesela çok iyi bir üniversite kazandınız ve iyi de kariyer yolunda ilerliyorsunuz ancak lisede ki arkadaşınız babası sayesinde bir işe giriyor ve siz daha okulu bitiremeden o (hazırlık felan filan da okumuyor direk bölüm) evleniyor, yurt dışına çıkıyor, iyi şartlarda yaşıyor. Sizden daha çok kendini geliştirmiş oluyor felan filan. Siz napıyorsunuz? Biraz daha çalışırsam rahata ererim artık diye ömrünüzü tüketiyorsunuz.

Olması gereken şu olmalıydı. Özel liseler çok fazla olmayacak (belki de hiç) üniversite öncesi eğitimde herkes eşit şartlarda yetişecek. Bu liseler hayata hazırlayacak, sınava değil. Kişiye özel eğitim olacak. Yazılımcı olmak isteyen birisi lise hayatında kod yazmaya başlayacak. Üniversiteye başlarken bir genç kendi başına uygulama backend-frontend anlamda yazabiliyor olacak. Üniversite teknik altyapısını oturtacak. Bir genç üniversiteye başlarken İngilizce biliyor olacak ya da alanı ne ise onun dilini.

Bir genç üniversiteye başlarken en az bir hobide uzmanlaşmaya başlıyor olacak. Bir enstrüman çalıyorsa onun hakkını verecek. Kitap okuyor olacak, genel kültürünü arttırmaya çalışacak. Üniversiteye girerken bunlar kontrol ediliyor olacak.

Dikkat ettiniz mi, şu an bu saydıklarım üniversite mezunlarında yok. Aslında şu anki üniversite mezunlarında olması istenilen özellikler liseden çıkan gençlerde olması gerekiyor. Peki Türkiye’de üniversite hayatı nasıl?

Lisans öncesi Hazırlık Hakkında

Lisede hiçbir İngilizce altyapısı olmayan insanların kabusu olacağı zaman dilimi. Ancak az bir şey altyapısı olan bir insan için çok ama çok rahat geçeceği bir zaman dilimi. Eğitim hiçbir zaman zor değil ancak sürekli rutin bir hayat. Hangi gün ne işleneceği belli, sınavlarda ne çıkacağı belli. Dil eğitimi hiç görmemiş insanlar sadece kafada dili oturtmaya çalıştığı için çok zorlanıyor. Neden mi biliyorum bunu? 2 sene hazırlık eğitimi aldım maalesef. 2 yılda hazırlık için bazı tecrübeler ettim. Benim gözümde üniversite de İngilizce eğitimi şöyle olabilirdi:

Zaten bir genç liseden İngilizce biliyor olarak gelmesi gerekiyordu. Ancak bilmeden geldi varsayalım. Bir kere hazırlık eğitimi diye bir şey olmaması lazım. Oktay Sinanoğlu bunu çok güzel anlatıyor mesela. Bilmeyenler için Bye Bye Türkçe kitabını tavsiye ederim herkese. Neyse mesela direk 1. sınıf eğitimi olarak başlıyor diyelim bir genç. 1. sınıfta ondan beklenilmesi gereken seviye maksimum A1 ve A2 seviyeleri olmalı. Genç İngilizce eğitiminden ziyade yazılım bilgisini artırması gereken bir yıl olması lazım üniversitede ilk yılı bir bilgisayar mühendisinin.

2. sene bazı şeyler oturmaya başlayınca yazılım alanında B1 ve B2 seviyelerini istemek lazım. 3. sınıfta ise C1 ve C2 seviyelerinde olması beklenilmesi lazım. Eğer bir dile böylece uzun yıllar ayırmak isterse bir öğrenci, ister istemez çok iyi bir seviyede İngilizce öğrenmiş olacak. Son yıl ise öğrenciden Toefl, iLTS gibi dünya genelinde başarı sağlanmak istenmesi ve üniversitenin sınava sokması gerekir. Yani sınavın maddi karşılığını üniversite sağlaması gerekir. Benim öğrencim bu başarıyı sağladı diye reklam yapması gerekir.

Olması Gereken 4 yıllık Lisans Eğitimi

Dünyanın en iyi üniversiteleri açıklandı: Türkiye'den kaç üniversite var? -  Gerçek Gündem
Keşke okulumdan bir alıntı olsaydı. Maalesef ben hiç anfi göremedim.

Bir kere üniversiteye çok sayıda öğrenci alınmaması gerekir. Öğrenci dediğin kesim, kıymetli olması gerekir. Üniversitenin bir marka değeri olması gerekir. Öğrenci dediğin kesimin sayısı az olmalı ve herkes üniversiteye gitmemesi gerekir. Daha doğrusu üniversiteyi her insanın kazanamamış olması gerekir. Böyle talep az olur değer fazla olur. Basit ekonomi dersi değil mi?

Üniversitede her kesim çok iyi yazılımı öğrenemiyor olabilir. Her insanın öğrenme durumu farklı. Üniversitelerde her öğrenciye bir danışman hoca atanması ve öğrenciyi takip etmesi gerekir. Eğer 1. sınıf 1. dönem C’ye giriş dersinde algoritmayı kafasında bir öğrenci oturtamıyorsa özel dersmiş gibi ilgilenmesi gerekir. İş hayatına atanma konusunda zorluk çekiyorsa bir öğrenci, öğretmeni destek olması gerekir.

Üniversite de dersler orantılı bir şekilde ilerleyiş göstermesi gerekir ve mobil alanda yazılımcı olmak isteyen birisi bazı zorunlu dersleri almaması gerekir. Öğrenci için de öğretmen için de zaman kaybıdır. Öğrenci derse ilgi duymaz, öğretmen boşuna anlatır. Üniversiteler seçici olması gerekir. Seçtiği kişiyi de tam sahiplenmesi gerekir. Üniversiteye girerken asla torpil olmaması gerekir aksi takdirde ilerleyen yıllarda iş sahibi olacak bu öğrenci torpilin ne olduğunu daha üniversite de öğrenmiş olacaktır.

Üniversiteler asla ama asla sadece eğitim yeri olmaması gerekir. Hobi aktivitelerin fazla olduğu ve genel kültürünün çok artırmak isteyeceğin bir yer olması gerekir. Tanıştığın insanlar genel kültürü yüksek, hedefleri olan, asla boş durmayı sevmeyen insanlar olması gerekir. Üniversite hocaların yaşayış şekli öğrenciye bir rehber olması lazım. Rehbere bakar, inceler ve kendini o insanda örnek alarak 4 yıl geçirmiş olması gerekir.

Aslında Olan 4 Yıllık Lisans Eğitimi

Maalesef bu anlattıklarımın tam tersinde bir üniversite hayatı var ülkemizde. Şu cümleyi bu ülkede asla unutmayın, sevgili okurlarım. Üniversite yetenek kazandırmaz. Olan yeteneğinizi geliştirir. Bu felsefeyle okuyun, gelişiminizi sergileyin. Eğer yazılıma yatkınlığınız yoksa yazılımcı olamazsınız üniversitede. Yazılıma yakın bölümler tercih edersiniz. Eğer müziğe ilginiz yoksa üniversitede müzik ile bütünleşemezsiniz. Konservatuar hocalarınız müziğe ilgi duyuramaz sizlere. Bir sınıfta 200 kişi eğitim alacaksınız. Arkadaşlarınız genelde hedefi düşük ve hayat amacı olmayan insanlar olacak. Genel kültürü yüksek bir arkadaş kitlesi kurmak neredeyse imkansız. Kitap okuyan insan zor bulacaksınız.

Hocalarınız genelde sizi pek beğenmeyen hocalar olacak. Yazılımdan ziyade okul hayatınız boyunca rapor yazan insanlar olacaksınız. Kod yazmak yerine sunum odaklı bir eğitiminiz olacak. Siz ne kadar ben mobilci olacağım desenizde donanım dersleri arasında boğuşacaksınız. Elektronikçilerin alacağı dersleri siz de alacak ve o derslerde kalmamak için sabahlayacaksınız.

Her ne kadar hocalarınıza bu durumu anlatmaya çalışsanız da alacağınız cevap en fazla şu olacaktır. Siz ‘Bilgisayar Mühendisliği’ okuyorsunuz yazılım değil. Ancak o hocalar bilgisayar mühendisliğinden mezun olanların hangi istatistiklerle hangi alanlarda çalıştığını gördükleri halde bunu önemsemeyecektir.

Diğer Öğrencilerle Aradaki Fark

Why You Must Stop Obsessing About These 5 Things in SEO

Gerçekten insanı en çok sıkan bu durum. Bazı öğrenciler var üniversite hayatına başlarken, yazılım bilgisi çok ama çok iyi. Kendine bakıyorsun, ya da fonksiyon kurmayı bilmiyor. Bu insan sizi öyle bir geçiyor ki, sizin bu insana yetişme şansınız çok ama çok düşük. Bir şeyler kovalıyor ve kendinizi geliştiriyorsunuz ama o da boş durmuyor. O daha çok çalışıyor ve çok iyi yerlerde staj yapma imkanı elde ediyor. Siz de oraya buraya CV bırakıyorsunuz belki dönen olur diye.

Bu açıdan yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Sadece çalışmak çalışmak çalışmak ve durumu kabul etmek. Sizler üniversite sınav puanıyla bir büyük başarı elde ettiğini düşünüyor olabilirsiniz ancak bambaşka bir okulda, kendini geliştirmiş birisi sizi tokatlayıp önünüze geçebiliyor. Ya üniversiteye yerleşme de bir sıkıntı var ya da bizler yazılım öğrenme de tam bir gerizekalıyız.

Aradaki Farkı Üniversitenin Kapatması Gerekmez mi?

Evet maalesef ülkemizde sorunun cevabı, Hayır! ☺️Tamamen yalnızsınız bu açıdan. Alaylı olarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Evet üniversite okumayandan bir farkınız yok bu durumda. Ne yaparsanız yapın ama kendinizi üniversite mezunuyum diyemezsiniz o saatten sonra. Lisansım var diyebilirsiniz ama üniversite mezunu değilsiniz. Bizler Youtube mezunuyuz. Eğer Youtube olmasaydı hiçbirimiz bu kadar rahat bir şekilde lisans diplomasını alamazdık.

Türkiye’nin Covid-19 Döneminde Eğitim Hayatı Başarısız

The shape of post-pandemic university education | The Japan Times

Evet, pandemi de üniversitelerimiz başarısız olmuştur. Dersini geçememiştir. Öğrenci başarısız değildir bu sefer öğretmenler başarısız olmuştur. Ancak bunun sonucunda öğretmenler bir bedel ödememiştir. Öğrenciler 1 puan alamayınca 1 senesi heba olur, seneyi tekrarlamak zorunda kalır ancak öğretmenler için hiçbir şey söylenememiştir. Öğretmenlerin tek cevabı pandamı de öğrenciler kopya çekmiştir ve istediğimiz eğitimi veremedik olmuştur.

Üniversitelerin durumu pandemi de çöküşe geçmiştir. Mezunları bilgisiz, donanımsızdır. Hayat tecrübesi yetersiz ve kültürsüz olmuşlardır. Öğrenciyi düşünmeden hareket etmiş ve öğrencinin çıkarına olacak bir şekilde hareket etmemiştir. Günün sonunda ise öğrenci başarısız sistem haklı olmuştur.

Üniversitelerin Öğrenci Analizi

Eskişehir’de okuyan bir öğrenci olarak en sık karşılaştığım durum maalesef öğrencilerin Eskişehir’e okumak için gelmiyor oluşu. Ne demek istiyorum? En basit olarak, AÖF kazanan birisinin ailesine ben üniversite kazandım diyerek Eskişehir’e gelip ailesine masraf yaptırıyor olması. Peki lisans eğitimi alanların durumu nasıl? Üniversite öğrencisi olmak o kadar kolay bir şey ki, yani eğitim almak o kadar kolay bir şey ki, sınavlara sadece son hafta çalışıyor öğrenciler ve geri kalan zamanlarda her zaman yemek, içmek, parti hayatı vs. gidiyor zaman.

Kafe hayatı ile geçen bu öğrencilik zaman diliminde öğrenci en çok Batak, 101 eşliğinde üniversite hayatını bitiriyor. Bu kötü bir şey değil ancak bir üniversite bir öğrenciye genel kültür bilgisi kazandıramayacaksa ve sadece Batak, 101 oynayanların öğrenci statüsüne sokacaksa Türkiye’de gerçek manada büyük bir başarı elde etmesi nasıl beklenebilir?

Öğrenci klüplerin en büyük etkinlikleri neden bir barda ya da bir kafede sadece içmek üzerine olabilir? Bu etkinliklerin insanların neden sevgili bulma yeri olmaktadır?

Elinizden Gelenini Yapın, Üniversiteler Gereksizdir

Benim fikrime katılmıyor olabilirsiniz, ben sadece kendi fikirlerimi söyledim. Ancak şu da bir gerçektir ki PISA testleri başta olmak üzere bir çok testte Türkiye’nin üniversiteleri başarısızdır. Eğitimimiz rezalettir. Eğitimimizin dünyada bir marka değeri yoktur. Elimizde ki diplomalar sadece lafta geçerlidir. Bu yüzden dolayı üniversiteler okunurken buna dikkat edilmesi gerekir ve ona göre çalışmak gerekir.

Sonra sizde şunu diyebilirsiniz? “KPSS den yüksek alıp memur olmak istiyorum. Peki Memur olunca çok kod yazar mıyım?” Bu soruyu soran kişi kod yazmayı sevmiyordur ve bilgisayar mühendisliği mezunudur. Kafasında geçen düşünce ise şudur ben memur olursam kimse beni kovamaz en fazla sürülürüm. Bakın bu eğitim işte bu öğrencileri mezun ediyor. Lütfen sevgili arkadaşlar, eğitim hayatınızı dikkate alın ama kendinizi alaylı olarak geliştirin çünkü üniversitede eğitim almayacaksınız.

Ne Olursa Olun Üniversiteye Gidin

Son olarak, bugün bir kez daha mühendis okumak istesem yine bilgisayar mühendisliği okur muydum? Kesinlikle evet! Ben seviyorum bu yazılım dünyasını ancak her şeyin farkındayım artık. Üniversiteye beklentiyle gitmezdim. Her şeye rağmen okumak zorunda mıyız? Evet! Bakın arkadaşlar durum gerçekten çok kötü ama yine kendimizi en güzel geliştireceğimiz yerler üniversiteler. Okurken Part-Time girip kendinizi geliştirme ihtimaliniz burada. Belki bir hocanızın referansı ile bir yere girme ihtimaliniz burada.

Eğer çok iyi üniversitelerde okumuyorsanız bu yazdıklarım size çok şey anlatacaktır. Boğaziçi, Bilkent mezunu ise üniversiteyi anlatırken hepimiz hayran olacağız. Bu böyle bir konu.

Kendinizi her daim geliştirin. Sağlıcakla kalın. Üniversiteleri de çok fazla takmayın.

Ömer Faruk Öztürk

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Gezen, okuyan ve sıradanlıktan kurtulmak isteyen bir öğrenci

İlgili Yazılar

3 yorum

Ömer Faruk Öztürk  -  16/02/2022 / 22:56

Ben bu yazıyı yazarken AkedemikLink kanalında Behçet hoca da bu konuya değinmiş. Yorumlarda ise bir yoruma denk geldim ki işte bu dedim.

Öğretmen – Maksimum dersi dolduruyum, bana yeter.
Öğrenci – Sınavdan geçiyim, bana yeter.
Sistem- Kimse şikayet etmesin, bana yeter.

Neden tam olarak böyle Türkiye’de üniversiteler. Neden eğitim sistemi bu kadar rezalet!!

Videoyu izlemek için link burada: https://youtu.be/tv1LaAut74o

Cevapla

Farklı bir yazı olmuş. Üniversiteler günümüz gerçeği gelecekte eminim değişecektir.
Makale çok uzun olmuş. Kısa ve öz olsa daha güzel olurdu.

Cevapla
Yahya  -  18/07/2022 / 10:32

Güzel bir yazı olmuş genel olarak benzer sıkıntılar yaşıyoruz anlaşılan. Ne diyelim inşallah gelecekte eğitim kalitesi yüksek bir ülkede yaşarız

Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.

Kayıt Ol

VEYA

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

VEYA

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol