Ömer Faruk Tekbilek Kimdir?

Ömer Faruk Tekbilek, 1951 yılında Adana’da dünyaya gözlerini açmıştır. Çocukluk yaşlarında bir müzik atölyesinde tek tek enstrümanları deneye deneye müzik ile ilk kez tanışmıştır. İçlerinden en çok Ney enstrümanını sevdiğini söylüyor. Ancak kendisi bir çok enstrümanda virtüöz derecesinde çalabilmeye başlamış daha sonra. Bunlar bağlama, ud, kaval, zurna, yan flüt, piyano, gitar vs. artırmak mümkün. İnanılmaz bir insan.

Ömer Faruk Tekbilek’in 3 kardeşi var. Onlarda kendisi gibi daha sonra müzisyen olmuşlar. Ailecek çocukluk yaşlarından itibaren müzikle aralarında bir bağ varmış onların.

Ömer Faruk Tekbilek, gençlik yıllarında İstanbul’a gelip büyük müzisyenlerle çalışmaya başladı kendini daha da geliştirmeye fırsat buldu. 1971 yılında ise Türk Klasik Folklör grubu üyesi olarak Amerika’ya konser vermeye gitti. Orada evleneceği kadını tanımış ve 1976 yılından itibaren Amerika’da kalıcı olarak yaşamaya başlamış. Hayatı da zaten bu saatten sonra değişmeye başlıyor.

Amerika’da kalmaya başladıktan sonra geçimini sağlayabilmek için 1977 yılından itibaren 17 sene boyunca elbise fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlamıştır. Bu süreçte hafta sonları düğünlere, partilere vs. giderek müzik hayatını da devam etmiştir.

Ancak fabrikada geçirdiği ilk 6 ayını şöyle anlatmaktadır.

“Ben bu 6 ay çok eziyet çektim. Ne yapıyorum ben, dedim. Fabrikada eziyet çekmek için mi kaldım Amerika’da gibisinden. Ancak daha sonra bir anda kabullendim, hayata boş bakmaya başladım ve her şey bir anda berraklaştı. İşte o zaman hayatı gerçek manada öğrenmeye başladım.

6 ay boyunca fabrika da ütü makinesinin sesini çok duydum ama hiç ona boş bir şekilde bakmamıştım. Daha sonra o ütü makinesinin sesini o şekilde ilk kez duyunca Allah’ım bu nasıl ses dediğimi hatırlıyorum. Bir müzisyen olarak o sesin nasıl çıktığını, hangi tonlamayla çıktığını merak ettim. Sonra bir anda o fabrika bana bir fabrika değil, bir opera gibi gelmeye başladı. Her bir sesi dikkatlice incelemeye başladım.” diyor.

Bu yüzden Ömer Faruk Tekbilek bizlere diyor ki: Hayata boş bir şekilde bakmayı öğrenmelisiniz. Bizler baktığımız zaman, zihnimizdeki hatıralarla bakıyoruz ve doğruyu göremiyoruz.

İnternette kendisiyle çeşitli röportajlar yapılmış. Bazı soruları derleyip buraya koymak istedim.

Evren duy sesimizi diyoruz hep. Ömer Faruk Tekbilek olarak, siz evrene en çok ne demişsinizdir?

Ben en çok evrene Hû demişimdir. Orhan abimin (Bir dönem Orhan Gencebay’ın yanında çalıştı) bir sözü vardı. En güzel söz henüz söylenmeyendir. En büyük sır henüz çözülmeyendir, diye. Ben de bir gün dedim ki: En büyük sır zaten çözülendir. Çözülmüşte önümüz de gösterilendir. En güzel söz ise Hû diye gelendir. Hû diyerek nefesle hayat verendir. O yüzden hep hû demişimdir ben.

Eserleriniz Neden Enstrümantal Ağırlıklı?

“Eserlerimin büyük çoğunluğu enstrümental oluyor. Enstrümental olmasının güzel yanları da oluyor. Ermeni dinliyor, Yunan dinliyor kendi dillerinde söz koyuyorlar, şarkı yazıyorlar. Ancak ben bunda sıkıntı duymuyorum çünkü gerçekten müziğin birleştirdiğine inanıyorum.”

Kendisi ne güzel açıklamış. Zaten şu ifadeyi de özellikle vurguluyor: “Ben eserlerimi birer dua olarak görüyorum. Müzik aracılığıyla dua ediyorum.” Eserlerinde huzur buluyorsak, kendimizi onu dinlerken farklı alemlere götürebiliyorsak bunun en büyük sebebi işte budur.

Sevgili Ömer Faruk Tekbilek, nasıl meşhur oldunuz? Başarınızın sırrı nedir?

“Ben hiçbir zaman meşhur olmak istemedim ki, sadece elimden geldiğince iyi olmaya çalışmak istedim. Bir futbol maçında amaç gol atmak olursa gol atamazsınız ki. İyi top oynarsanız, top oynamanın zevkine erebilirseniz zaten gol atarsınız. Bende her zaman kendi potansiyelimin farkında olmak istedim. Kabiliyetlerin en güzeli, kabiliyetini geliştirme kabiliyetidir. Bütün mesele aslında bu.”

Mevlana diyor ki, tohum ne kadar kuvvetli olursa olsun. Onu kayanın üstüne koy bir şey yapmaz. Ona toprak lazım. İşte benim etrafım böyle güzel oldu. Ancak bir de bahçıvan lazım. O kim, o biziz işte. Ancak bahçıvan bilir o tohumun nasıl büyüyeceğini. İnsan da kendisini bilmek zorundadır.” Şu sözlerle devam ediyor:

Sularız gönlümüzü, şükretmenin suyuyla
Geleceğe bakarız, şimdinin huzuruyla
Gelecek şimdi idi, şimdi ise gelecek
Görüyoruz yaradan, ne güzellikler verecek


Doldurdu gönlümüzü, kendisinin nuruyla
Alev alev yanarız, aşkımızın koruyla
O ateşin içinde, her zorluk eriyecek
Sabır ağacı bir gün, meyvasını verecek,


Hamdolsun nasip edene
Meyvalarını çoktan vermeye başladı

Şimdinin değerini anlamalıyız ve sabırla aşkımızın peşinden gitmeliyiz. Allah bir gün meyvelerini vermeye başlayacak.

Ömer Faruk Tekbilek’in hayat felsefesi

“Hayat felsefem: Hayat çözülecek bir problem değil. Yaşanacak bir gizemdir.” Hayatı daha ilk başta bir problem olarak gören kişi kendine en büyük problem yapıyor aslında. Okuduğumuz her bir kitapta, dinlediğimiz her bir müzikte yaşamı keşfetmeye çalışmak olması gerekendir.

Ömer Faruk Tekbilek’in En Sevdiğim Eserleri

I love You

Aşk

Why

Last Moments of Love

Hasret

Son Olarak

Ömer Faruk Tekbilek, bugüne kadar, dünyaca tanınan birçok sanatçıyla beraber çalıştı. Çok sayıda yerli ve yabancı ödül kazandı. Albümleri dünya çapında yüksek satışlar yaptı ve farklı ülkelerde din, dil, ırk zerrece gözetmeden her kesimde büyük çaplı konserler verdi.

Mesela, İsrailli sanatçı Yasmin Levy ile birlikte çıkardıkları bir şarkı var. İsmi Vivir. İlk dinlediğimden beri, şarkının etkisi hala üzerimde. Şarkının sözleri ise bir o kadar daha etkileyici.

Ömer Faruk Tekbilek kaç sene yurt dışında yaşamış olursa olsun Türk kimliğini ve inancını hiç kaybetmemiş birisi. Müzikleri kadar onun yaşantısı da bizlere örnek olacak birisi. Onun eserlerine bir enstrümanda çalışmak ise mükemmel bir his.

Daha fazla blog yazılarıma bakmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın.

Ömer Faruk Öztürk

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Gezen, okuyan ve sıradanlıktan kurtulmak isteyen bir öğrenci

İlgili Yazılar

1 Yorum

İmdat  -  13/09/2021 / 18:55

Harika bir insanın hayatı güzel bir kalemden okumak harikaydı teşekkürler..

Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.

Kayıt Ol

VEYA

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

VEYA

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol