Her Gönlün İhtiyacı Olan Dizi | Gönül Dağı | İnceleme

Dünya üzerinde seni en çok etkileyen dizi hangisidir, diye sorsanız? Şüphesiz size Gönül Dağı derim çünkü beni karakterleriyle, müzikleriyle, hikayesiyle sanki alıyor, başka bir aleme, başka bir diyara götürüyor. Beni öylesine etkileyen bir diziyi burada anlatmasam olmazdı. İşte Gönül Dağı dizisinin incelemesi:

Gönül Dağı Kimlere Hitap Ediyor?

Öncelikle bu sorunun cevabını konuşalım. Gönül Dağı maalesef herkese hitap etmiyor. Bu dizi öncelikle bir aşk ve aile türünde TRT1 ekranında yayınlanmaktadır. Peki aşk ve aileden kasıt nedir? Eğer saf bir sevginiz varsa, asla bir erkek olarak mesela bir kızdan başkasına gönül koyamıyorsanız Gönül Dağı tam olarak size göredir işte. Önüne geçen her kızla (günümüzün tabiriyle) flörtleşen bir yapınız varsa izleyemez, hatta sıkılırsınız. Aile bağlarınız kuvvetli değilse, aileden de kastım çekirdek aile değil. Akrabalar arasında bir bağınız yoksa bu diziden sıkılırsınız, gibi.

Gönül dağı; saf duyguyu, sevmeyi, aşık olmayı, muhabbeti, arkadaşlığı, dostluğu, akrabalık ilişkiyi, gelenekleri, unutulan dini duygularımızı bile çok güzel anlatıyor. Kim bilir, Gönül Dağı’nın belki de en çok sevilmesinin sebebi bu hisleri bizlere en temiz, en şeffaf duygularla anlatmasından kaynaklanmaktadır. Bu duyguları üzerinde barındırmayan bir kişi zaten, istese de izleyemez, izlese de sevemez.

Bu dizi de argo, küfür, şiddet, mafya, racon, namus, haset, töre, tecavüz, aldatma, yasak aşk, intikam, sevkiyat, silah, uyuşturucu…. (Biraz daha devam edim) Zengin sosyete hayatı, dedikodu, fitne, fesat, lüks rezidans, villa hayatı, zengin iş adamlarının hayatları, gece hayatı, bar, disko… vs. vs. hiçbirini bulamazsınız. Eğer bu saydıklarım ve buna benzer en ufak yaşamlarında benzerlik gösteren insanların zerre kadar bu diziyi seveceğini düşünmüyorum.. Zaten Türkiye’de şuan televizyonda bu konulardan başka dizi de yayınlanmadığı için, herkesin bu diziyi seveceğini de beklemiyorum.

Gönül Dağı İnsanı Nasıl Etkiliyor?

Öyle bir dizi ki, bu diziye başladığımda içim kapkaranlıktı. Öylesine karanlıktı ki içim, hayatta herhangi bir şeye karşı hiçbir umudum kalmamıştı adeta. İçimde büyüttüğüm aşk, sevgi öylesine kor bir alevdi ki, ama öylesine büyük bir şiddetle susturulmuştu ki, bir kere çaresiz kalmıştım. Umutsuz kalmıştım. Sadece sevgi değil, hayatımın bir çok noktasında böyle kalmıştım. Sabahtan akşama kadar sürekli rutin bir hayatta öylesine boğuluyordum ki, bu rutinliğin nasıl bir zincir haline gelip boynuma bir tasma olmuştu benim bilmiyordum. İlerlemek istesem tasmamdan tutuyordu sanki hayat.

İşte Gönül Dağı dizisi bana tam burada, bu noktada yardımcı olmaya başladı. Evet sadece bir dizi ile, ölmüş ruhlarıma bir ilaç haline geldi. Saf hislerimizin aslında yanlış olmadığını tekrar hatırlattı. Çalışmanın, sevmenin, arkadaşlık ilişkilerinin, akrabalığın ve daha nice onlarca duygunun…. İçimde ölen her hissiyatların yeniden alevlenmesini sağladı.

Gönül Dağı Dizisinin Konusu Nedir?

İnternette eğer bu soruyu araştırırsanız, veyahut bu dizinin incelemelerini izlerseniz; hep aynı tonda cevaplarla karşılaşırsınız. Bunun en büyük sebebi, o insanların bu diziyi izlememesinden kaynaklanmaktadır. Sırf izleyen insanların videoma, internet siteme vs. tıklanma sağlasın duygusuyla yazılıp, söylenmektedir. Ruhsuz, içi boş ve tamamen tıklanmaya dayalı inceleme yazıları…

Bu dizinin en büyük konusu, bir bozkır hayatıdır. Evet sadece bu kadar… Bozkır da, o dağların içinde kalmış insanların yaşadığı zorluklar… Bu dizinin başrollerinde iki insan geçse de aslında başrol değil onlar. Bu dizide herkes aslında başrol niteliği taşıyor. Bu diziye bu kadar bağlanmamızın da zaten en büyük sebeplerinden birisi budur.

Her bir bölüme başlarken, bir karakterin hayat hikayesiyle başlıyoruz. (giriş) O bölüm boyunca, o karakterle ilgili bir şeyleri öğrenirken (gelişme), bölümün sonunda da karakterin ağzından öyle bir cümleler duyuyoruz ki… (sonuç)

Dolayısıyla bir konu var desem yalan olur. Her bölümün bir konusu var. Yazıyı devam ettirirken birazdan, her bir karakterin özelliğini anlatmak istiyorum. O zaman konuyu daha derin anlatmış olacağım.

Ancak sizce her bölümde, her bir karakterin hayat hikayesini mi dinliyoruz? Hayır, elbette. Bazen vefa gibi, baba kokusu gibi derin konuları da işliyorlar. Bazen de kadir gecesi gibi, bayramlar gibi dini konuları öyle güzel işliyorlar ki..

Gönül Dağı Dizi Müzikleri Hakkında

Hangi dizinin müzikleri beni bu kadar etkiledi bilmiyorum. Hatta böyle sözsüz müzikler beni alıp uzak diyarlara götürdü mü bilmiyorum. Aslında, bu müzikleri ayrıca bir başlık altında anlatmak istememin en büyük sebebi: Bu müzikler sadece bağlama, keman ile dinlendiğinde uzak yerlere götürmüyor insanı. Hangi sazla çalmak isterseniz isteyin, insanı çok derinden etkiliyor. Mesela ben bir ney öğrencisiyim. Ney enstrümanıyla 1.5 senedir uğraşıyorum aşağı yukarı ve hiç üflemekten sıkılmadığım tek eserler, işte bunlar oldu. Gerek kalimba, ud, gitar ile dinlemek beni öyle etkiliyor ki.

İşte tam bu noktada da bu dizi sadece konusuyla, karakterleriyle değil, müzikleriyle de beni inanılmaz etkilemiş diyebiliyorum.

Tabi sadece sözsüz müzikleri değil. Neredeyse her bölümde Neşet Ertaş’ın sesini duymak… Sanki senaryo Neşet Ertaş’ın türkülerinden yazılıyor.. Tabi sadece Neşet Ertaş değil mesela Barış Manço’yu da dizide duymak… İşte bu dizi gerçek manada her yönüyle bizlerin dinlediği, bizlerin gerçek sanatçılar dediği insanları karşımıza çıkartıyor.

Son Olarak Gönül Dağı Hakkında

Ancak insan şunu da düşünmeden edemiyor. Bu sadece bir dizi… Hatta dizi de değil bir masal.. Evet evet masal, gerçek olamayacak kadar masal… Öyle bir masal ki insan o masalda yaşamak istiyor sanki.. Ancak maalesef gerçek hayat böyle değil. İyide gerçek hayat bu kadar acımasızsa bizde acımasız mı olmalıyız? Bilakis, itina ile, kendi özümüzü koruyarak yaşamaya devam etmeliyiz.

Bazen çok sevdiğimiz insanlardan, arkadaşlardan çok yanlış şeyler görebiliriz. Bu bizi hayata karşı da soğutabilir ancak yaşamak ve her şeye rağmen gülümseyerek yaşamak bizim hayat felsefemiz olmalıdır. İşte Gönül Dağı bize buradan yaklaşmayı öğreten bir dizi. Bazen öyle mutsuz şeyler yaşarız ki deriz hayat artık çok acımasız. Bilemeyiz ki tüm bu mutsuzluklar güzel bir haberin filizi olacak. Gönül Dağı’nda geçen hem mutluluk hem hüzün çok güzel gösteriyor bize.

Daha fazla yazılar için blog sayfamı takip edebilir. Gönül Dağı dizisine hemen başlamak istiyorsanız Youtube kanalını ziyaret edebilirsiniz.

Sağlıcakla kalın.

Ömer Faruk Öztürk

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Gezen, okuyan ve sıradanlıktan kurtulmak isteyen bir öğrenci

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.

Kayıt Ol

VEYA

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

VEYA

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol