Bestekar Göksel Baktagir Kimdir?

Günümüzün en büyük kanun icracılarından toprağına sevdalı bir zaman yolcusu olan Göksel Baktagir, geleceğin güzelliğini, geçmişin hatıralarından çıkartan tüm insanlığı kanunuyla kucaklayan, birleştiren gerçek bir sanatçı.

Hani bir söz vardır ya

“Sevginin ötesi muhabbettir. Muhabbetin zirvesi Aşk. İnsanı sevmenin dilidir nameler, melodiler.”

Kendisi de “Makamlardan, notalardan ve kocaman bir duygu okyanusundan insanlara seslenmeye çalışmak ve bunun altında yatan tek niyetin gönüllere seslenmek” olduğunu söyleyen bir sanatçı. Ne mutlu ki bize gönlümüze Göksel Baktagir gibi bir üstadı koymak nasip oldu. Eserleriyle gönlümüz huzur buluyor.

Kısaca Göksel Baktagir Kimdir?

1966 yılında Kırklareli’nde doğan Baktagir, müziğe sekiz yaşında babası sayesinde başladı. Lisansını İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda yaptı. Üniversite yıllarında bir bağlamayı çok sevdiğini daha sonra babasının tavsiyesi üzerine kanuna geçiş yaptı.

Üniversite yıllarında daha beste yapmaya başlayan Göksel Baktagir’in bugün yüzlerce enstrümantal ve sözlü besteleri vardır.

Kendine has tekniği ile kanun ile uğraşan Göksel Baktagir şehirlerarası, uluslararası bir çok konsere imza atmıştır. Aynı zamanda sanat okullarında ders vermeye devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Göksel Baktagir’in Sol El Tekniği

Göksel Baktagir’i farklı kılan şeylerden birisi de kanun üzerinde geliştirdiği “Sol el tekniği”dir. Kendine has tekniğini şu sözlerle anlatmaktadır:

“Enstrümanda tek hedef notaları çıkarmak değil, güzel tınıların peşine düşmektir. Müziğin ruhu diyebileceğimiz vurgu unsuru da çok önemli. Ben de bu nedenlerden dolayı istediğim o güzel sesleri elde etme isteğiyle hareket ettim ve ortaya böyle bir teknik çıktı.”

Sınırları Olmayan Bir Sanatçı

Bir insan ne kadar büyük bir virtüöz olsa da enstrüman sadece bir müzik aletidir ve sınırları bellidir. Ancak musiki dediğimiz derya sınırsızlıklar ilmi değil midir? Göksel Baktagir işte bu sınırsızlıklar ilmine kendini adamış bir sanatçı.

Dün dünde kaldı mantığıyla musikiye bakmayan bir sanatçı. Yani geçmişten geleceğe köprüler kurma gayretiyle müzikleri bestelemek isteyen birisi. Bunun en büyük örneklerinden birisi de New Age veya Caz gibi türleri de kapsayan müzikler yapmasıdır. Bunları yaparken ne Türk musikisine bir zarar veriyor ne de batı müziğini yekten aktarıyor.

Burada hemen diyebilirsiniz ki, caz mı?

Caz aslında tamamen batı müziğine ait bir tür değildir. Caz türü aslında Türk musikisinde de olan bir türdür. Türk müziğinde, enstrümantal caz formunun adı ‘Taksim’dir. Yine gazel, kaside gibi müziklerimiz de caz formundandır. Ancak her alanda olduğu gibi bizler müziğimizde de kendimizi tanıtma ve yaşama noktasında gerekli adımları atmadığımız için bu bilgi hiçbir zaman bilinmemiştir.

Bu yüzden aslında müzik noktasında batı kültürüyle aramızda çok büyük farklar yoktur bilakis benzerliklerimiz vardır. Bu benzerlikleri iyi harmanlayıp, sentezleyen birisidir Göksel Baktagir.

Kanun sanatçısı Göksel Baktagir, memleketi Kırklareli’nde “Bu Şehrin Nağmeleri” konseri verdi. ( Özgün Tiran – Anadolu Ajansı )

350’den fazla enstrümantal, 150’den fazla sözlü beste

Kendisine bir röportajda bu kadar fazla eseri nasıl yaptınız diye sormuşlar. “En büyük ilhamın o asıl kaynak olduğunu ve o sonsuz hazinenin çıkış noktası olan büyük resmi görmemiz” der.

“Peki o asıl kaynak nedir?” sorusuna cevabı ise çok basit Göksel Baktagir’in “Beslendiğim kaynak Yaradan’ın sonsuz hazinesinin ta kendisidir.” Bu cevabı ile ne kadar da mütevazi bir insan olduğunu görebiliyoruz.

Göksel Baktagir’in En Sevdiğim Eserleri

Kendisiyle ilk Eyüp Hamiş ile tanıştım. Eyüp Hamiş “Sıla” bestesini bir orkestra eşliğinde ney ile üflüyordu. O kadar etkilenmiştim ki bu şekilde Göksel Baktagir’i araştırma ve tanıma fırsatım oldu.

Sıla

Şimdi en sevdiğim bir kaç eserini paylaşayım sizlerle. Tabi burada bir kaç eserden fazlasını paylaşmam mümkün değil uzunluk açısından. Ancak artık sizler de tanıyorsunuz Göksel Baktagir’i.

Dildar

Masum Aşk

Kar Tanem

Yalnız Sen

Gönül Bağı

Son Olarak

Göksel Baktagir’i yakından tanımak isterseniz eğer web sitesi ve Instagram sayfasına da bakmanızı tavsiye ederim. Bir çok ile ve yurt dışına konserler vermeye gitmektedir. Kendisi o heybetli eserlerinin altında çok mütevazi, nezaket sahibi bir insan. Konser sonlarında yanına gelen bir genci “Hocam bu makam nasıl çalınır” diye sorsa bırakın geri çevirmeyi, imkan varsa orada hemen bir şeyleri anlatmaya çalışan birisi.

Bu kadar gönlü büyük sanatçılarımıza sahip çıkmak ve yolundan gitmek biz yeni nesillerin bir görevi.

Göksel Baktagir gibi saygı duyulan isimlerden birisi de Ömer Faruk Tekbilek’tir. Onun hakkında yazmış olduğum yazıya gitmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın

Ömer Faruk Öztürk

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Gezen, okuyan ve sıradanlıktan kurtulmak isteyen bir öğrenci

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.

Kayıt Ol

VEYA

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

VEYA

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol